İşte SİHA'ların vurduğu Irak Ordusu’na ait aracın perde arkası

Irak Ordusu’na ait aracın vurulduğu ve 2 komutanın yaşamını yitirdiği SİHA saldırısının perde arkasını anlatan gazeteci Rêbaz Hesen, çatışmayı değil diyaloğu esas alan Bradostlu komutanların bilinçli seçildiğini ve istihbaratının KDP tarafından verildiğini ileri sürdü.

İşte SİHA'ların vurduğu Irak Ordusu’na ait aracın perde arkası

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait Silahlı İnsansız Hava Araçları'nın (SİHA) Federe Kürdistan Bölgesi sınırında 11 Ağustos’ta yaptığı bombardıman sonucu Irak Ordusu'nun 2 komutanının yaşamını yitirmesinin yankıları sürüyor. Irak Sınır Muhafızları (IBP) 2’nci Sınır Tümen Komutanı Muhammed Reşid Süleyman ile 2’nci Sınır Tümen Komutanlığına bağlı 3’üncü Birlik Komutanı Yarbay Zübeyir Halî Taceddin'in hayatını kaybettiği, Yarbay Hüsameddin Abdurrahman Hasan ve bir askerin yaralandığı bombardımanla ilgili Bağdat yönetimi nota verip sert tepki gösterdi. Merkezi yönetiminin tutumunun yanında saldırının olduğu Federe Kürdistan Bölgesi hükümetinin verdiği tepki ise yeterli görülmedi. Bölge halkı, bölgesel hükümetin saldırılar karşısındaki zayıf tavrını eleştirdi.

Mezopotamya Ajansı’ndan Erdoğan Altan’ın haberine göre, Türkiye’nin Heftanîn başta olmak üzere Federe Kürdistan Bölgesi'nin tüm topraklarına yayılan hava saldırıları ve operasyonlarını, Irak subaylarının aracının hedef alınmasını bölgede gazetecilik yapan Hevrê Feridun ve Rêbaz Hesen ajansımıza değerlendirdi. Feridun ve Hesen, Irak Ordusu’na bağlı sınır güvenlik sorumlularına yapılan hava saldırısıyla Türkiye’nin hedefinin tüm Irak olduğunu belirtti.

104 yıl önce imzalanan Sykes Picot Anlaşması’nı hatırlatan Gazeteci Hevrê Feridun, anlaşma sonucu bölgenin parçalara bölündüğünü, Türkiye'nin de bunu fırsata çevirerek, bölgede at koşturmaya çalıştığını söyledi. Irak’ta uluslararası ve bölgesel güçlerin müdahalesiyle birçok olay ve karışıklıklar yaşandığını belirten Feridun, özellikle 2003 Irak müdahalesinden sonra Türkiye'nin bölgedeki karışıklıklardan oluşan her fırsatı değerlendirmeye çalıştığına vurgu yaptı.

 

Hedef tüm Irak

Türkiye’nin bölgeye yaptığı saldırıların amacının sadece PKK’nin tasfiyesi olmadığını, tüm Kürtler ve Irak olduğunun altını çizen Feridun, “PKK’nin var olduğu bölgeye saldırı izni veren güçler şimdi Türkiye’nin amacının sadece PKK olmadığını, tüm Irak olduğunu fark ettiler. Komutanların öldürüldüğü saldırı sonrası Irak Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Irak Parlamentosu Başkanı ve siyasetçilerin açıklamalarında bunun vurgusu yapıldı. Türkiye tüm Irak’ı hedef haline getirdiğini ve bunun onlar için büyük bir hassasiyet olduğunu belirtiler” dedi.

 

Şii ve Sünniler bir oldu

Türkiye’nin operasyonlarına karşı Şii ve Sünni kesimlerin tepkilerine dikkati çeken gazeteci Feridun, şunları söyledi: “Irak’taki tüm Şii ve Sünni güçler aralarında yaşanan çelişki ve sorunları bir yana bırakıp, Türkiye’nin sınıra yaptığı saldırılara yönelik ne yapılması gerektiği üzerinde yoğunlaşması gerektiğini belirtiyorlar. Çünkü artık Türkiye’nin saldırılarının onların çıkarlarına karşı olduğuna, Türkiye’nin plan ve hesabının farklı olduğuna, bu hesabında Irak’ın parçalanması olduğuna kanaat getiriyorlar.”

 

Irak artık farkında

Irak merkez yönetiminin üç kez Bağdat’ta Türkiye Büyükelçisini çağırarak, Türkiye saldırılarına karşı rahatsızlıklarını dile getirip dosya teslim ettikleri bilgisini veren Feridun, şöyle devam etti: “Şimdiye kadar Irak merkezi hükümeti bu savaştan uzak durmaya, savaşın kendi merkezlerine gelmesini istemiyorlardı. Buna karşı çıkacak güçleri fazla yoktu, var olan güç de parçalıydı. Hem Kürdistan Bölgesi hem de Irak merkezi bunu diyalogla, görüşmelerle çözme taraftarıydılar. Ancak bunun da farkındalar; eğer Türkiye PKK’yi tasfiye edebilse, durmayacak ve Hewlêr’i, Süleymaniye’yi, Kerkük ve Musul’u da saldırıp işgal etmek isteyecek. Yani açıkça şunu diyebiliriz ki şu anda PKK adeta bölgenin garantisidir. Çünkü Saddam ve Baas rejiminin yıkılmasından sonra Türkiye saldırılarına karşı duracak hiçbir güç kalmamış, sadece PKK var.”

 

'Irak libya olur'

İran’ın tutumuna da dikkati çeken Feridun, “Burada belirsizlik yaşayan bir İran var. Ancak Irak, İran ve Amerika arasında bir pazarlık haline geldi. Amerika’nın bölgedeki hakimiyetini kaybetmemek için son dönemlerde bazı adımlar atması gerekiyordu. Irak hükümetinin kurulması için bazı adımlar attı ancak Amerika Türkiye’nin saldırılarına karşı şu ana kadar net bir tavır göstermedi” diye konuştu. Irak’ın birlik ve bütünlüğüne vurgu yapan Feridun, “Eğer hem Kürdistan Bölgesi hem de Irak yönetimi Türkiye’nin bu işgal saldırılarına karşı birlik olmazsa Irak Lübnan ve Libya’nın durumuna düşer” dedi.

 

Plan daha geniş

Türkiye’nin operasyonları ve hava saldırılarını değerlendiren Gazeteci Rêbaz Hesen de, Türkiye’nin Irak’ın belirli bölgelerine saldırabilmek için gerekçe aradığını ve Irak merkezinde yaşanan boşluğu da kendisi için fırsat olarak gördüğünü söyledi. Türkiye’nin amacının tüm Kürt bölgelerinin yanı sıra Irak’ın tümüne girme olduğunu dile getiren Hesen, Kürdistan Bölgesi ve Irak’ın birçok bölgesine girebilmek için PKK gerekçesinin yeterli olmadığına vurgu yaptı. Hesen, şunları söyledi: “Türk devleti için sadece PKK gerekçesi yeterli değil. Onun için şimdi doğrudan Irak’ın tümünü hedefliyor ve işgal etmek istiyor. Örneğin Musul, Kerkük, Til Efer, Hewlêr, Til Xurmato, Behdinan’a kadar her yere girmek istiyor. PKK sadece sınır dağlarında var, ancak Türkiye'nin önüne koyduğu plan ve çizdiği harita çok daha geniştir. Bundan kaynaklı ona daha büyük bir gerekçe lazım.”

 

Araç bilinçli vuruldu

Irak Ordusu’na ait aracın SİHA’lar tarafından vurulmasına değinen gazeteci Hesen, “Türk devletine ait uçaklar tarafından vurulan bu aracın üstünde büyük bir Irak bayrağı vardı ve herkes aracın Irak Ordusu’na ait bir araç olduğunu biliyordu. Türk devletinin bu aracı vurmasının bilinçli olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Aracın vurulmasının, bir ay önce Irak istihbaratı tarafından Kerkük’te yapılan özel bir operasyon sonucu 3 MİT üyesinin tutuklanması ve Türkmen Cephesi başkanlarının araya girmesine rağmen serbest bırakılmamasıyla alakalı olabileceğini belirten Rêbaz Hesen, hava saldırısının “intikam amacı taşıdığı” değerlendirmelerinin yapıldığını söyledi. Diğer bir yorumun da Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Bağdat’a gelmeden önce Irak Ordusu'nu korkutmaya yönelik olduğunu aktaran Hesen, “Irak’a verecekleri gözdağıyla bölgede yapmak isteyeceklerini kabul ettirecekler. Bunun için Akar’ın gelişini istemediler ve toplantıyı iptal ettiler. Bu olay Türkiye ve Irak arasında yeni bir çelişkiye neden oldu” dedi.

 

O güçleri KDP mi yerleştirdi?

Hava saldırısının diğer bir amacının da Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile ilgili olduğunu belirten Hesen, şunları kaydetti: “2015 Temmuz ayından bu yana Türk devleti bölgeye yönelik çok yoğun saldırılara başladı ve KDP de bu saldırılara üstü kapalı destek verdi. Kelaşîn mıntıkası Bradost bölgesine bağlı ve KDP geçen yıl güçlerini buraya yerleştirerek, PKK’ye baskı yapmaya çalıştı. Ancak ne var olan pêşmerge gücü PKK’ye karşı savaşabilecek güçteydi ne bölge halkı bunu kabul etti. Yani geçen yıl yapmak istediği plan boşa çıkmıştı. Şimdi de Irak adına bunu yapmaya çalıştı. Oraya sınır güvenlik güçleri adına Irak Ordusu’na bağlı askerler yerleştirildi. Bu güçlerin maaşları ve lojistiği Irak Ordusu tarafından veriliyor. Her ne kadar kağıt üzerinde öyle olsa da bu isimle oraya giden subayların tümü KDP’ye bağlı subaylardı ve onları Irak Ordusu adına oraya yerleştirmek istediler.”

 

İstihbarat KDP'den mi?

Gazeteci Rêbaz Hesen, ayrıca hava saldırısına ilişkin şu dikkat çekici bilgileri paylaştı: “Elimize ulaşan bilgilere göre bu birim KDP ve Türkiye’nin PKK’ye karşı dayattığı savaşa hazır olmadıklarını, onun için bunu yapmayacaklarını aktarmak için PKK'li yetkililerle görüşmek istedikleri belirtiliyor. Ancak KDP bunu öğrenince bu sorumluları Türk devletinin eliyle tasfiye etmek istedi. Tasfiyenin sebebi, KDP'nin Bradost ve Behdinan bölgesindeki aşiretlerle yaşadığı çelişkiler. Burada bulunan Rêkanî, Zebarî, Bradostî ve Sûçî aşiretleri, KDP’nin hakimiyetini kabul etmeyen aşiretlerdir. KDP ise bir yandan Türkiye’nin eliyle aşiret öncülerini tasfiye etmek istiyor, bir yandan da onları kendi kontrolüne geçirip PKK’ye karşı savaştırmak istiyor. Mesela Türk savaş uçaklarıyla bombalanan aracın içindeki Zübeyir Halî, Bradost aşiret mensubuydu ve bu kişi aşiret tarafından sevilip ve sözü dinlenen birisiydi. Bu kişi de PKK’ye karşı savaşmak istemeyen kişilerden biriydi. Bunun için büyük ihtimalle Zübeyir Halî KDP istihbaratı tarafından Türkiye’nin eliyle tasfiye edildi. Zaten hem Türkiye’nin hem de KDP’nin amacı Bradostluların gözünü korkutmak ya da onları etkisizleştirmektir. Zübeyir Halî de, Şeladizê’de KDP’nin eliyle öldürülen Dêman Ori gibi tasfiye edildi.”

 

KDP liste verdi

Konuyla ilgili başka çarpıcı bilgiler de veren Hesen, “Elimize gelen bilgilere göre, KDP tarafından MİT’e verilen bir liste var. Bu listede aşiret öncülerinin çocukları, bölgedeki AKP ve KDP politikasına karşı demokratik eylem yapan sivillerin isimleri yer alıyor. Bunlara dışarda dolaşmaları halinde MİT ve insansız hava araçlarıyla suikast düzenleneceği iddia ediliyor” dedi.

 

Heftanîn çıkmazı

Türkiye’nin iki ayını geride bırakan Heftanîn operasyonuna da dikkati çeken gazeteci Hesen, Türkiye’nin Heftanîn’de gerçekleştirmek istediği planın boşa çıktığını söyledi. “Türk devletinin Heftanîn saldırısı öncesi yaptığı propaganda da, 24 saat içinde Heftanîn’e girip PKK'yi bitirmeyi amaçlıyordu” diyen Hesen, şöyle devam etti: “Ancak Türk devletinin bu plan ve rüyası suya düştü. İki ayı aşan bu operasyonda Türkiye, tüm savaş tekniklerine, araç ve gereçlerine rağmen başarılı olamadı, sonuç alamadı. Sivil alanlara yönelik saldırı da bu başarısızlığın sonucudur. Kunê Masî, Şarbajar, Kelaşîn bölgelerinde sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırılar da bu kapsamda yapıldı. Saldırılar sonucu birçok sivil yaşamını yitirdi ve yaralandı. Sadece bu tablo bile Türk devletinin ne hale düştüğünün göstergesidir. Ancak şu da var ki bölge halkı, bu saldırılara destek veren herkesten hesabını soracak.”

Benzer Haberler

Son Haberler

Popüler Haberler